Jean-Jacques Rousseau Toplumsal Sözleşme ya da Politik Hakkın İlkeleri / Du contrat social ou Principes du droit politique
315,00 TL 420,00 TL
Açıklama
DEVLET İDEASI tarihsel-kültürel bir kurgu değildir. İNSAN DOĞASINDAN gelir, ve istencin büyümesinden başka birşey olmayan bütün bir tarihsel sürecin ereğidir. Devlet (1) evrensel insan hakları, (2) duyunç özgürlüğü ve (3) yasa egemenliği üzerine kurulu edimsel etik yaşamdır ve insanın evrensel mutluluğu için ön-koşuldur. Etnisite, mezhep, sınıf, dil, eşey gibi kültürel ve doğal ayrımların üzerinde ve ötesinde olan modern Ulusların problemi reel Devlete kavramına uygun bir edimsellik kazandırmak, kötü ve çirkin devletleri eksiksiz olarak ussal Ulus-Devletler yaparak onları türdeşleştirmek, küresel etik yaşamı yaratmaktır. Kültür Tinin varoluş biçimini İdea ile eşitleme uğruna üstlendiği süreçtir.
Rousseau oluş sürecinde olan modern Ulus-Devletin kendisi oluş sürecinde olan bir kuramını üretir. Toplumsal Sözleşme henüz doxa ve episteme arasında durur. Ama Rousseau yapay bir etik, etik-dışı bir ideolojik program önermez. Politik-etik yaşam biçimini insan doğasından türetir. Gerçek etik yaşamın biçimi olarak Devlet İdeasının özsel momenti olan (1) “hakların eşitliği” kavramı “insan doğasının kendisinden türer” (s. 32). Hak kavramının zemini olan özgürlük kavramı da benzer olarak “insan doğasının bir sonucudur” (s. 10). İnsanın “özgürlüğünü yadsımak onun insan niteliğini, insanlık haklarını yadsımak demektir” ve “insan doğası ile bağdaşmaz.” “İstençten tüm özgürlüğü kaldırmak eylemlerden tüm ahlakı kaldırmaktır” (s. 14). (2) “Moral karakter” özgür insanın karakteridir, çünkü ancak duyunç özgürlüğü zemininde “ödevin sesi fiziksel dürtülerin ve hak itkinin yerini alır.” (s. 23). Neyin hak ve neyin haksızlık olduğunu duyuncun yargısı belirler ve her zaman haklı olmayan pozitif haklar her zaman duyuncun moral yargısı altında durur. Bu nedenledir ki pozitif Yasama doğal hak idealine doğru sürekli oluş durumundadır. Yine, Rousseau için (3) “yasalar Genel İstencin kararlarıdır” (s. 38), tikel insanların değil, ve yasa egemenliği yurttaşın egemenliği, yasanın gücü onun gücüdür. Yurttaş Toplumunun zor ile, şiddet ile hiçbir işi yoktur. Yurttaşlar arasında “eşitlik” öyle bir güç yaratır ki, “tüm şiddeti dışlar ve her zaman konum ve yasalar dolayısıyla uygulanır” (s. 51).
İlk kez Rousseau İstenci Devletin ilkesi olarak saptadı. Yurttaş üzerinde yetke olan Genel İstenç (volonté générale) yurttaşın kendi istenci olduğu için aynı zamanda “yetke olmayan bir yetkedir” (“une autorité qui n’est rien”), ve “yalnızca itkinin dürtüsü kölelik iken, kendimize verdiğimiz yasaya boyun eğmek özgürlüktür” (s. 23). Ve yasa “Genel İstenç”tir (s. 39).
“Toplumsal Sözleşme” ilgisiz ve gereksiz bir terimdir çünkü ‘sözleşme’ olumsaldır, bireyin özencine bağlıdır, ve olabilir ya da olmayabilir. Ama evrensel insan hakları, duyunç özgürlüğü ve yasa egemenliği temelinde özgür etik yaşam bir özenç sorunu değildir. Yurttaş özgür istencini ancak kendisi gibi Yurttaş olan başkalarının istencinde, kendi haklarını ancak eşit ölçüde başkalarının da hakları olan aynı haklarda bulur. Bu politik-etik yaşamın dışında, insan istençsiz bir hiçtir.
— Aziz Yardımlı
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
İlgili ürünler
Törebilim – 1 – Spinoza
195,00 TLTörebilim – 1 – Spinoza
195,00 TLTarih Felsefesi – 4 – Germanik Dünya – G. W. F. Hegel
195,00 TLG. W. F. Hegel
Tarih Felsefesi – 4 — GERMANİK DÜNYA
Çeviren: Aziz Yardımlı
136 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm
Hegel’in Tarih Felsefesi’nde modern dönem Dünya-Tininin evrensel özgürlük bilincini kavraması ile belirlenir. Özgürlük ancak özgürlük bilinci evrenselliği içinde bilindiği düzeye dek kavramına uygundur. Ancak despotik Birin ya da Birilerinin özgürlüğü olmayan, ancak bütün bir insanlığı kucaklayan evrensel özgürlük, bu kavramına uygun düşen özgürlük insanlığın engelsiz gelişiminin olanağıdır. Tarih olgusal olarak ya da görgül olarak alındığında, Germanik Tin Doğunun, Helenik tinin ve Roma tininin tarihsel vargısı, Dünya-Tininin kendisine karşı verdiği ve kendisine karşı kazandığı Özgürlük kavgasının bilincidir.
Tarih Felsefesi – 4 – Germanik Dünya – G. W. F. Hegel
195,00 TLTarih Felsefesi – 2 – Doğu Dünyası: Çin, Hindistan, Persia – G. W. F. Hegel
195,00 TLG. W. F. Hegel
Tarih Felsefesi – 2 — DOĞU DÜNYASI: ÇİN, HİNDİSTAN, PERSİA
Çeviren: Aziz Yardımlı
136 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm
Hegel’in Tarih Felsefesi üzerine 1822-23 ile 1830-31 arasında verdiği derslerin ilk düzenlemesi felsefecinin ölümünden sonra 1837’de Eduard Gans tarafından ‘Tüm Yapıtlar’ın [Vollständige Ausgabe] parçası olarak yayımlandı. Bundan sonra eldeki tüm gereç 1847’de öğrencilerin ders notlarını Hegel’in kendi elyazmaları ile bütünleştiren Karl Hegel tarafından bir kez daha düzenlendi. Ve bunu Georg Lasson tarafından Hegel’in yapıtlarının ‘Eleştirel Yayım’ının [Kritische Ausgabe] bir bölümü olarak hazırlanan bir başka düzenleme izledi. Tüm bu çabalar doğal olarak eldeki felsefi içeriği yalnızca dışsal olarak toparladılar ve Hegel’in Tarih Felsefesi açıktır ki bu yapısıyla ona verilebilecek son biçimi kazanmış olmaktan uzaktır. Gene de bunun nedeni yalnızca çalışmayı yayıma hazırlayanın Hegel’in kendisi olmaması değildir. Hegel yaşamı boyunca içeriği sürekli olarak geliştirdi, yeniden düzenledi ve onu ideal kurgul biçime ulaştırmaya çalıştı. Ve yalnızca Tarih Felsefesi’nin değil, ama Mantık Bilimi de içinde olmak üzere bütün bir Ansiklopedik Dizgenin bir oluş sürecinde olması Felsefe Tarihinin işinin henüz bitmediğini, Logosun insan bilincinde açınmasının henüz tamamlanmış olmadığını gösterir.
Bu çeviri Karl Hegel’in düzenlemesinden yapıldı.
Tarih Felsefesi – 2 – Doğu Dünyası: Çin, Hindistan, Persia – G. W. F. Hegel
195,00 TLTarih Felsefesi – 1 – Giriş – G. W. F. Hegel
195,00 TLG. W. F. Hegel
Tarih Felsefesi – 1 — GİRİŞ
Çeviren: Aziz Yardımlı
128 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm
Hegel’in Tarih Felsefesi üzerine 1822-23 ile 1830-31 arasında verdiği derslerin ilk düzenlemesi felsefecinin ölümünden sonra 1837’de Eduard Gans tarafından ‘Tüm Yapıtlar’ın [Vollständige Ausgabe] parçası olarak yayımlandı. Bundan sonra eldeki tüm gereç 1847’de öğrencilerin ders notlarını Hegel’in kendi elyazmaları ile bütünleştiren Karl Hegel tarafından bir kez daha düzenlendi. Ve bunu Georg Lasson tarafından Hegel’in yapıtlarının ‘Eleştirel Yayım’ının [Kritische Ausgabe] bir bölümü olarak hazırlanan bir başka düzenleme izledi. Tüm bu çabalar doğal olarak eldeki felsefi içeriği yalnızca dışsal olarak toparladılar ve Hegel’in Tarih Felsefesi açıktır ki bu yapısıyla ona verilebilecek son biçimi kazanmış olmaktan uzaktır. Gene de bunun nedeni yalnızca çalışmayı yayıma hazırlayanın Hegel’in kendisi olmaması değildir. Hegel yaşamı boyunca içeriği sürekli olarak geliştirdi, yeniden düzenledi ve onu ideal kurgul biçime ulaştırmaya çalıştı. Ve yalnızca Tarih Felsefesi’nin değil, ama Mantık Bilimi de içinde olmak üzere bütün bir Ansiklopedik Dizgenin bir oluş sürecinde olması Felsefe Tarihinin işinin henüz bitmediğini, Logosun insan bilincinde açınmasının henüz tamamlanmış olmadığını gösterir.
Bu çeviri Karl Hegel’in düzenlemesinden yapıldı.





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.