Aristoteles – Frederick Copleston
285,00 TL 380,00 TL
Açıklama
“ARİSTOTELES İÖ 384/3’de Trakya’da Stageira’da doğdu, ve Makedonya kralı II. Amintas’ın doktorlarından biri olan Nikomakhüs’ün oğlu idi. Yaklaşık olarak on yedi yaşında okuma amacıyla Atina’ya gitti ve İÖ 368/7’de Akademinin bir üyesi oldu. Orada Platon’un İÖ 398/7’deki ölümüne dek yirmi yılın üzerinde bir zaman boyunca onunla sürekli ilişki içinde kaldı. … Platon’un ölümünden sonra bile Aristoteles Platonik İdealar öğretisinin temsilcilerine özgü birinci çoğul kişi adılını kullanmayı sürdürür.”
Eğer gerçeklik, bilgi, bilim, nesnellik kavramlarını doğrulayabiliyorsak, eğer insanın bilme yetisinin bilme kavramına uygun olduğunu doğrulayabiliyorsak, Platon’un öğrencisi ve Büyük İskender’in öğretmeni olan Aristoteles’in (İÖ 384–322), Sokrates ve Platon ile birlikte, bilim dediğimiz saltık bir değeri sonsuza dek insanlığa kazandırdığını doğrulamada güçlük çekmeyiz. Aristoteles, tıpkı Platon ve Sokrates gibi, sıradan doğal usun bile hayranlığını kazanmış, felsefesinden ondaki değerin tam tersini anlayan skolastik ve analitik yorumlar türlülüğü altında birbirine benzemeyen, Aristoteles’in kendisine ise hiç benzemeyen bir Aristoteles imgeleri türlülüğü yaratılmıştır. Aristoteles’te Usun, Logosun kendisi üzerine daha sonra Hegel tarafından yeniden toparlanarak dizgeselleştirilecek elmas değerindeki çözümlemeler buluruz, ki sıradan bilinç çokbilmişliği ile Logosun, arı Usun içeriğinin, biricik gerçek içeriğin bu paha biçilmez çözümlemesini, arı Usun bu bilimini içeriksiz, doğal ve tinsel realite ile ilgisiz “biçimsel mantık” olarak adlandırmıştır. Yine onda Doğa ve Tin Bilimlerinin kurgul Kavramın denetimi altında ilk örgütlenişini buluruz, ki ölçüsüz bir kabalıkla Aristoteles’in felsefesinin “görgücü “ karakterinin kanıtı olarak yorumlanmış ve sözde realistik Aristoteles ve idealistik Platon felsefelerinin doğrudan karşıtlar olduğunu, aslında Aristoteles’in ussalcı felsefesinin gerçekte kendisinin tam tersi olduğunu, görgücü olduğunu ileri süren enteresan yorumun gerekçesi yapılmıştır.
Eğer Aristoteles’in etkilerini gerçekten görmek istiyorsak, herşeyden önce Farabi ve Hegel gibi felsefecilere, Ptolemi, Kopernik, Kepler ve Galileo gibi bilimcilere dönmemiz gerekir. Aristoteles yalnızca yitik bir uygarlık evresinin özeti değildir: İnsan Düşüncesi onda tarihsel göreliliğin ötesine geçer, Gerçeğin doğasının zamanı yenmek olduğunu gösterir. Kültürel çoğulculuğun ötesine evrensel uygarlık tinine yükselir, tutucu yerelliklerin insana yakışmadığını gösterir. Eğer bilmeyi istiyorsak, eğer insan düşüncesinin nasıl soylu, insanın nasıl yüksek, varoluşunun nasıl anlamlı ve değerli olduğunu öğrenmeyi istiyorsak, Aristoteles ile birlikte kabul etmeliyiz ki bu dünyada yüreklilik olmaksızın hiçbirşey yapamayız. Bu anlığın onurdan sonra gelen en büyük niteliğidir.
— Aziz Yardımlı
Ek bilgi
| İçindekiler | Bir: ARİSTOTELES’İN YAŞAMI VE YAPITLARI— 7 KISA BİR KAYNAKÇA — 119 |
|---|
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
İlgili ürünler
Miletus Okulu (Thales, Anaximander, Anaximenes) – John Burnet
120,00 TLMiletus Okulu (Thales, Anaximander, Anaximenes) – John Burnet
120,00 TLEstetiğe Giriş – G. W. F. Hegel
120,00 TLG. W. F. Hegel
Estetiğe Giriş
Çeviren: Aziz Yardımlı
144 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm
Hegel’in Estetik Üzerine Dersler’i ölümünden sonra başlıca dinleyicilerinin bir bölümünün tuttuğu notlardan ve kendi elyazmalarından derlenmiştir. Bu notlar H. G. Hotho tarafından yayıma hazırlanarak ilk kez 1835 yılında toplu yapıtlar arasında üç cilt olarak yayımlanmış, ve bunu 1842’de yeniden gözden geçirilen bir ikinci yayım izlemiştir. Hotho’nun kullandığı gereç arasında Hegel’in 1823, 1826 ve 1828-9 dersleri için hazırladığı ama şimdi yitik olan kendi elyazmaları da bulunur.





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.