Sartre – Frederick Copleston
105,00 TL 140,00 TL
Açıklama
Nihilist varoluşçuluğun onu yargılayabilme yeteneğinden yoksun doğal bilincin yüzeysel anlayışının üstünde ve ötesinde işleyen mantığının en sonunda Marxizmde ve Nazizmde demir atması Usu reddetmenin salt raslantısal bir vargısı, irrasyonalizmin olmayabilecek de olabilen bir çıkarsaması değildir.
Picasso’nın dostu ve hayranı olan Sartre Nazi öğretmeni Heidegger’in karizması altında sözde ‘Diyalektik Us’ dediği şeyi kınadı, öz-belirlenimsiz seçme özgürlüğünü doğruladı, varoluşçuluğun tiranlığın başka bir türü ile, Marxizm ile de uyum içinde olabildiğini tanıtladı. Sartre’ın gerçekte hümanizmin reddedilmesi olan sofistik hümanizmine göre Özsüz, Logossuz insan herşeyin ölçüsüdür, “eylemleri için değeri ve kuralları kendisi koyar ve yalnızca kendi saptadığı ve tanımladığı kurallara göre oynamayı kabul eder.” (Varlık ve Hiçlik, 1943). Böyle ‘özgürlük’ gerçekten de ‘seçme özgürlüğü’ ya da özençtir; keyfi istençtir, ussal İstenç değil. Seçimin evrensel moral bir ölçütü olamaz, çünkü herşey bireyin öznel eğilimine, evrensel ile karşıtlık içinde durmak zorunda olan varoluşsal bireyselliğine bağlıdır. Sartre bu entellektüel temeller üzerine daha sonra Roma Dersi’nde (1964) “terörün devrimci türe (justice revolutionnaire) olması” gibi birşeyden söz etti ve “kısaca, terörün insancılaştırılması ilkede olanaklıdır/bref l’humanisation de la terreur est possible en principe)” dedi. İdeolojik kurtarıcılık konumu ile uyum içinde, kaçınılmaz olarak ve mantıksal olarak şiddeti kuramının birincil bileşenleri arasına almak zorundaydı ve aldı; insanlığın kurtarıcısı olmak saltık moral aklanmışlığı ileri sürmektir, ve böyle bir yüksekliğe karşıtlık düşmanlıktır. O da faşist öğretmeni gibi salt bir şiddet rejimini aklamanın ötesine geçti ve çıplak terörü, 1972’de Münih Yaz Olimpiyatlarında yaşanan Kara Eylül terörünü savunmada duraksama göstermedi. Sartre ona Nobel Yazın Ödülünün yanlışlıkla verildiğini biliyordu.
Hümanizmin özsel olarak Rasyonalizm olduğunu, insanı insan yapan özün Us olduğunu anlaması olanaksızdı — bilinçaltı nedenlerle, düşünceden boşalan yeri bilinçsiz dürtünün alması nedeniyle. Sartre’ın kendine özgü nihilizm türünü tanıtlama konusunda elinden geleni yapmasına karşın, düşünme özürlü doğal bilincin revizyonizmi onu düzeltmeyi sürdürmüştür ve sürdürmektedir. 1964 Roma Dersi’nde: “Ahlakın temeli gereksinimde, eş deyişle insanın hayvanlığındadır” diyordu. İnsanın doğa-üstü, hayvan-üstü, tinsel gereksinimleri, bilişsel, duygusal ve estetik gereksinimleri, insanın özü diyebileceğimiz ve edimselleşme bekleyen bu potentia Sartre’ın da kavrayış gücünün ötesindeydi.
— Aziz Yardmlı
Ek bilgi
| İçindekiler | Bölüm BİR: SARTRE’IN VAROLUŞÇULUĞU |
|---|
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
İlgili ürünler
Törebilim – 1 – Spinoza
195,00 TLTörebilim – 1 – Spinoza
195,00 TLTarih Felsefesi – 2 – Doğu Dünyası: Çin, Hindistan, Persia – G. W. F. Hegel
195,00 TLG. W. F. Hegel
Tarih Felsefesi – 2 — DOĞU DÜNYASI: ÇİN, HİNDİSTAN, PERSİA
Çeviren: Aziz Yardımlı
136 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm
Hegel’in Tarih Felsefesi üzerine 1822-23 ile 1830-31 arasında verdiği derslerin ilk düzenlemesi felsefecinin ölümünden sonra 1837’de Eduard Gans tarafından ‘Tüm Yapıtlar’ın [Vollständige Ausgabe] parçası olarak yayımlandı. Bundan sonra eldeki tüm gereç 1847’de öğrencilerin ders notlarını Hegel’in kendi elyazmaları ile bütünleştiren Karl Hegel tarafından bir kez daha düzenlendi. Ve bunu Georg Lasson tarafından Hegel’in yapıtlarının ‘Eleştirel Yayım’ının [Kritische Ausgabe] bir bölümü olarak hazırlanan bir başka düzenleme izledi. Tüm bu çabalar doğal olarak eldeki felsefi içeriği yalnızca dışsal olarak toparladılar ve Hegel’in Tarih Felsefesi açıktır ki bu yapısıyla ona verilebilecek son biçimi kazanmış olmaktan uzaktır. Gene de bunun nedeni yalnızca çalışmayı yayıma hazırlayanın Hegel’in kendisi olmaması değildir. Hegel yaşamı boyunca içeriği sürekli olarak geliştirdi, yeniden düzenledi ve onu ideal kurgul biçime ulaştırmaya çalıştı. Ve yalnızca Tarih Felsefesi’nin değil, ama Mantık Bilimi de içinde olmak üzere bütün bir Ansiklopedik Dizgenin bir oluş sürecinde olması Felsefe Tarihinin işinin henüz bitmediğini, Logosun insan bilincinde açınmasının henüz tamamlanmış olmadığını gösterir.
Bu çeviri Karl Hegel’in düzenlemesinden yapıldı.



Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.