Immanuel Kant — Töre Metafiziği Için Temellendirme / Grundlegung zur Metaphysik der Sitten
270,00 TL 360,00 TL
Açıklama
Kant’ın ahlak felsefesini de kapsayan törel felsefesi başlıca üç kitabında toplanır: Töre Metafiziği İçin Temellendirme (Grundlegung zur Metaphysik der Sitten), 1785, Kılgısal Usun Eleştirisi (Kritik der praktischen Vernunft), 1788, ve Töre Metafiziği (Die Metaphysik der Sitten), 1797.
Kant özgür istenci, istencin özgürlüğünü ya da saltık kendiliğindenliğini doğrulamada Rousseau’yu izler. Bundan sonra kendini izler ve tikel, göreli istenci evrenselleştirir. Temellendirme çalışması en yüksek ahlak ilkesini saptamaya ayrılmıştır. Bunda Kant insanın her zaman tutkulara boyun eğdiği ve onu eyleme belirleyecek bir özgür istencin olmadığı kanısında olan David Hume’un görüşlerini yadsır. Görgücülüğün haz ve acı duyguları üzerine kurulu hedonizmini ve yararcı etiğini etik-dışı olarak çürüten ilke bir ödevin yetkesini taşıyan kategorik imperativdir: İlkenin düzgüsünün evrensel bir yasa olmasını isteyebileceğin yolda davran. Çeşitli biçimlerde formüle edilebilen ilke Kant için tüm moral yargının temelinde yatar. Her insan her eylemini bu evrensele göre belirlediği zaman, kategorik imperativ ussal insan topluluğunu bir ideal erekler krallığı yapacaktır. Benim için haklı olan başka herkes için de öyle olmalıdır, ve bu yöntem gereği uzunca bir kategorik imperativler listesi doğacaktır.
Kant’ın eleştirel bakış açısı için moral nitelik doğal eğilimler ile karşıtlığın yeğinliği ile doğru orantılıdır. Buna göre, bir eylemin moral nitelik taşıyabilmesi için ussal istenç ve doğal istek, ödev ve eğilim çatışma içinde olmalıdır. Bu da temelsiz bir çıkarsamadır. Kant için, eğer eğilim ödev duygusu ile uyum içinde ise, eylem moral nitelikten yoksundur. Ahlak bir çelişki, ve çelişkinin çözümü bu dünyada olanaksızdır. “Bir kutsallık ideali” (ein Ideal der Heiligkeit) olarak ödev ve eğilim arasındaki uyumun sürekli olanaksızlığı ahlakı ereğine ancak öte dünyada erişebilecek umutsuz bir çaba yapar. İnsan amansızca sonsuza dek etik karakterden yoksun kalmaya yazgılanır, ve bu dünyada mutluluğa erişmenin olanaksızlığı onu ölümsüzlük konutlamasında avunç bulmaya götürür.
Temellendirme’de Kant kategorik imperativi aşağı yukarı kişisel bir buluşu olarak, insanlığa ölümsüz hizmetlerinden biri olarak sunar. Kant için moral felsefenin işi insana tikel durumlarda uygulanacak moral ilkeler saptamak olmalıdır. Bu yerine getirilmediği sürece, insan moral sorunlar karşısında güçsüz kalacaktır. Kategorik imperativ duyuncun üzerinde ve ötesinde olan sorgulanamayacak evrensel bir yasa olarak formüle edilmelidir. Ve Kant’ın “moral yasa” dediği şey de moral yargının ötesinde ve üzerinde, duyuncun yargısına bağışık ve çiğnenemeyecek bir kuraldır. Ahlak duyuncun bir işlevi olmak yerine, duyuncun kendisini etkisizleştiren bir saltık buyruk olur.
Kategorik imperativin birincil ölçütü belirli içeriğinin çelişkisiz ve bu bağlamda evrenselleştirilebilir olmasıdır. Kant evrenseli eytişimsel bir kategori olarak değil, karşıtlıksız “evrensel = evrensel” olarak anlar. Ama çelişkisiz bir evrensel, karşıtı da tikel durumlarda eşit ölçüde doğrulanamayan bir içerik salt soyut bir düşüncedir. Kant için ödev saltıktır, ya da genel, soyut bir düşünce, belirsiz olarak evrenseldir. Belirli ödevin karşıtının doğru olabileceğini, ödevlerin çatışabileceğini dikkate almaz. Ama belirli içerik göreli ya da olumsal karakterini dayatır. Bu durumda, kategorik imperativin kendisi ahlak-dışı olur. Kategorik imperativ Kant’ı hiç duraksamadan Gestapoya Anne Frank’ın adresini vermek zorunda bırakır.
— Aziz Yardımlı
Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.
İlgili ürünler
Tinin Görüngübilimi — Georg Wilhelm Friedrich Hegel
585,00 TLTinin Görüngübilimi — Georg Wilhelm Friedrich Hegel
585,00 TLTinin Görüngübilimi – G. W. F. Hegel
165,00 TLG. W. F. Hegel
Tinin Görüngübilimi (SEÇMELER)
ÖNSÖZ • GİRİŞ • DUYU-PEKİNLİĞİ • SALTIK BİLME
Çeviren: Aziz Yardımlı
112 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm; KDV %1
Tinin Görüngübilimi Hegel’in ilk kitabıdır. Schelling’e bir mektubuna göre, “kitabın yazılması Jena savaşından (14 Ekim 1806) önceki gece” tamamlanmıştır. Özellikle pragmatik okuma tarafından ve sık sık politik beklentiler zemininde yeğlenen bu çalışmayı Nürnberg’de 1812-1816 yılları arasında üç bölümde yayımlanan Mantık Bilimi (‘Büyük Mantık’), arkasından Felsefi Bilimler Ansiklopedisi (Heidelberg, 1817), ve Tüze Felsefesi (Berlin, 1821) izledi. Hegel daha sonra Tinin Görüngübilimi’ni “bir gençlik yapıtı” olarak kabul etti, kitabın başlığından “Bilim Dizgesinin Birinci Bölümü” anlatımını kaldırdı, içeriğini Ansiklopedi’nin dizgesel yapısı içerisine yeniden uyarladı. Tinin Görüngübilimi’nin yapıtın kendisi kadar ünlü “Önsöz”ü yapıtın kendisinin tamamlanmasından sonra yazılmıştır.
Tinin Görüngübilimi – G. W. F. Hegel
165,00 TLTarih Felsefesi – 2 – Doğu Dünyası: Çin, Hindistan, Persia – G. W. F. Hegel
195,00 TLG. W. F. Hegel
Tarih Felsefesi – 2 — DOĞU DÜNYASI: ÇİN, HİNDİSTAN, PERSİA
Çeviren: Aziz Yardımlı
136 sayfa; 1. Hamur; 170 × 100 mm
Hegel’in Tarih Felsefesi üzerine 1822-23 ile 1830-31 arasında verdiği derslerin ilk düzenlemesi felsefecinin ölümünden sonra 1837’de Eduard Gans tarafından ‘Tüm Yapıtlar’ın [Vollständige Ausgabe] parçası olarak yayımlandı. Bundan sonra eldeki tüm gereç 1847’de öğrencilerin ders notlarını Hegel’in kendi elyazmaları ile bütünleştiren Karl Hegel tarafından bir kez daha düzenlendi. Ve bunu Georg Lasson tarafından Hegel’in yapıtlarının ‘Eleştirel Yayım’ının [Kritische Ausgabe] bir bölümü olarak hazırlanan bir başka düzenleme izledi. Tüm bu çabalar doğal olarak eldeki felsefi içeriği yalnızca dışsal olarak toparladılar ve Hegel’in Tarih Felsefesi açıktır ki bu yapısıyla ona verilebilecek son biçimi kazanmış olmaktan uzaktır. Gene de bunun nedeni yalnızca çalışmayı yayıma hazırlayanın Hegel’in kendisi olmaması değildir. Hegel yaşamı boyunca içeriği sürekli olarak geliştirdi, yeniden düzenledi ve onu ideal kurgul biçime ulaştırmaya çalıştı. Ve yalnızca Tarih Felsefesi’nin değil, ama Mantık Bilimi de içinde olmak üzere bütün bir Ansiklopedik Dizgenin bir oluş sürecinde olması Felsefe Tarihinin işinin henüz bitmediğini, Logosun insan bilincinde açınmasının henüz tamamlanmış olmadığını gösterir.
Bu çeviri Karl Hegel’in düzenlemesinden yapıldı.





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.